Türk Müziğinde Çellonun Önemi

Türk Müziği ve Çello

Viyolonsel ya da yaygın adı ile çello, orjinalinde batı kökenli bir çalgı olmasına karşı Türk Müziğine karşı da çok yatkındır. Türk müziğinin eksik kalan bas tonlarını tamamlamakta yaygın şekilde kullanılmıştır. Çello geniş ses sahası sayesinde iyi bir solo çalgı olarak da kullanılsa da, Türk Müziği icrasında baskıların genişliği ve Türk Müziğinin değişik tonlardan çalınması yüzünden bir takım zorluklar yaşanabilmektedir.

Çellonun Türk Müziğinde Kısa Tarihi

Çello her ne kadar batı musikisi ile bütünleşmiş bir çalgı olsa da, çellonun, gerçekte Türkiye ile en az yüz yıl öncesine giden bir köklü ilişkisi vardır. Özellikle 19. ve 20. yüzyıl klasik müziğinin en başarılı viyolonsel sanatçısı Tanburî Cemal Bey olarak gösterilmektedir. Ardından, büyük sanatçı ve müzik yönetmeni olan oğlu Mesut Cemil 20. yüzyılın ilk yarısında viyolonseli kullanmıştır. Çellonun benimsenmesindeki en önemli özelliği genel olarak, bu çalgının Türk çalgılarında bulunmayan bas ses ihtiyacını karşılamasından ileri gelir. Bununla birlikte tarihten beri Türk müziği, çello yokken bile bir bas çalgıdan yoksun olarak da oldukça iyi icra edilmiştir.

Çellonun Türk Müziğinde İcrası Nasıldır?

Türk müziğinde genel olarak kullanılan transpozeler yerinden, 1. ses, 4. ses ve 5. ses olarak adlandırılmaktadır. Çello bir batı çalgısı olduğundan ötürü, Türk Müziğinde 5 ses tabir edilen tona gelmektedir. Türk Müziği yerinden çalmak için viyolonselde notayı 5 ses tize transpoze ederek çalmak gerekmektedir.

1 ses icra ederken 4 ses , 4 ses icra ederkende 1 ses tize transpoze edilerek çalınan çello, genellikle bir toplulukta çalınırken bas sesleri üstünlük kazanır. Yani notanın 1 oktav hatta 2 oktav pesinden çalınır. Özellikle dini musikide derinlik ve ahenk bakımından bu çok önemli bir husustur.

Çello icra ederken taksim esnasında yahut eserler çalınırken, gereksiz ve abartılı süslemelerden kaçınılmalıdır. Bunun nedeni çalgının net ve güzel tonları gerektirmesidir.

Diğer bir husus ise, viyolonsel çalarken başka çalgıları taklit etmenin gereksizliğidir. Nedenine gelecek olursak, viyolonselin kendine özgü farklı bir tavrı vardır. .. Yanlız sabahlı, hüzzamlı, segahlı kalışlarda Türk Müziği baskılarını çarpma gibi olaylarla yerleştirmek gerekir. Kritik sislerde pozisyon yetersizliği ve duygu azlığı zararlı olabilir. Yani aralıklar geniş olduğu için önce sesi düşünmek ve o sesi sonra basmak son derece önemlidir.. Örnek verecek olursak “la” perdesinde bir uşşaklı kalkış için segah perdesini ya glisandoyla basmak gerekir ya da kürdiyle buselik arasında bir ses basmak gerekir. Tabi bu tercih melodinin akışıyla ilgili bir konudur.

Bu makalemizde çellonun Türk müziğinde icrası ve çellonun kısaca Türk müziğindeki geçmişi hakkında bilgiler verdik.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *